
Beni kalabalık içinde yalnız ve savunmasız yakalayan adama;
Ne olup bittiğini gayet iyi biliyor olmalısın çünkü bilmemezlikten geliyorsun Yahya Abi.Oralardan bize yediğin bir fırın ekmeği, çocukça yetindiğin soğanları,muhtaç olduğun kudreti,damarlarındaki fosil kanı getiriyorsun.Hepsini,seni her gün bakkaldan karının ve çocuklarının yanına döndüren poşetlerden birinin içine tıkıştırmışsın ve poşetin ağzı kapanmıyormuş gibi hayıflanıyorsun.Anlıyorum seni Yahya Abi,çünkü ben de anlamamazlıktan geliyorum ve seni daha iyi anlayabilmek için adımlarımı sıklaştırıyorum.Ayaklarımın altına açılan yaraları daha fazla saklamak istemiyorum.
Akşam üstü beynimde patlattığın afyonun yan etkilerini gösteriyorum sana..Anlattıklarına eşlik etmesi için midemi bulandırıyorum.Ortaya koyduğun gerçekliği onaylamak için durmadan başımı sallıyorum,ama beynimi yerinden sarsacak bir yüzeye bir türlü denk gelemiyorum.Küçükken seni kolundan tutup doğru bulunduğundan şu duruma getiren babandan,zamanla yokluğunu pekiştiren karın ve çocuklarından,şükrettiğin yarısına kadar dolu bardaktan, seni anlamak yükünü ağırlığınca taşımak zorunda kalmış olmaktan nefret ediyorum Yahya abi.İkimizi birlikte içinden çıkamayacağımız bir deliliğe kapatmak istiyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder