15 Ocak 2009 Perşembe

Kısa2

öyleyse seviyor olmalıyız 
yağmur sonunu getirmiştir ayak üstü öpüşmelerin
ve biz henüz gökyüzünü üzerimizden ayırmamışızdır
sanki bir parçası eksiktir öncesinde yokluğu epey vardır
herkesin bildiği şeyleri daha kimseye anlatamadan
köşedeki duraktan biraz bulut daha ısmarlanmıştır

bize dokunan bir iyilik var göğe koşulsuz sevinmekte 
iki dudak arasına sıkışmış bu sözcüklerle konuşmakla
ya da üstümüzün kiriyle övünmekle
biz yine iyiyiz bu kaldırımların giderici bir yanı var
duvarların kapılarımızı birleştirdiğini düşününce
hem belki bu sayede başka insanlara da açılmamışızdır 

belki bu yağmur kendi sonunu da getirmiştir buna alışalım
getirmişse koymuştur buraya bir yere belki saklamıştır
onu da alalım aramıza ikimiz daha çok ıslanalım
bu çocukluk belli ki bize yetmeyecek 
bu sokağın bittiği ve diğerinin başladığı yerde
yürüyemesek bile eskisi gibi boşlukta yer kaplayalım 

öyleyse gözlerimizin önü olmalı bu pürüzlü tavan
ve döküntülerinden yükselen bu duvarlar da
bütün uykularımızın karşılığı olmalı 
birlikte uyumuş olmamız iyi ama bu nasıl oluyor
nasıl oluyor da bizim dışımızda kimse ölmek istemiyor  
ve nasıl da topluyorlar yataktaki kırışıklıkları yüzümüze  

Hiç yorum yok: